İnceleme | Firewatch

Firewatch, 9 Şubat 2016 tarihinde çıkışını yapan bağımsız bir macera oyunu. Steam‘de 1 milyondan fazla dijital kopya satmayı başaran Firewatch, başarılı hikayesi, sevimli atmosferi ve içerisinde barındırdığı bolca gizemle birlikte oldukça dikkat çekici bir oyun olmayı başarıyor. Temel olarak; 1989 yılında, Wyoming’de, sorunlarla dolu hayatımızdan birkaç aylığına da olsa kaçmak için yangın gözetleme işi yapmaya başlıyoruz. Yaz aylarındaki aşırı sıcaklıklar ve kampçıların/tatilcilerin dikkatsizlikleri nedeniyle yaşanacak bir sorun için çevreyi gözlüyor, en ufak bir problemi şefimiz Delilah’ya iletiyoruz. Oldukça dolu, eğlenceli ve bir o kadar da macera dolu bir hikayeye sahip olan Firewatch, Delilah ile telsizden yaptığımız çeşitli konuşmalarla ilerliyor. Aynı zamanda, birbirleriyle bağlantılı olsalar da, Firewatch hikayesi günlere bölünmüş durumda ve hikayeyi ilerletmek için günlük görevleri tamamlayıp, ertesi güne geçmemiz ve bu sayede hikayeyi devam ettirmemiz gerekiyor.

Firewatch‘u ilk çıktığında sadece birkaç videosunu izleyerek geçiştirmiştim. Başarılı olduğunu, oynanış ve hikaye konusunda da muazzam bir iş başardığından haberdardım fakat o aralar Firewatch‘u deneyimlemeyi hiç düşünmemiştim. Geçtiğimiz indirimlerde karşıma çıkan ve düşünmeden direkt olarak satın aldığım Firewatch, bana bildiğim tüm her şeyin doğru olduğunu fakat yine de yetersiz olduğunu kanıtladı. Tahmin ettiğimden çok daha iyi bir atmosfere, çok daha iyi bir hikayeye ve çok daha iyi bir oynanışa sahipmiş Firewatch. Hikayenin dümdüz bir şekilde ilerlemediğinden oldukça eminim; oyunu birden fazla kez oynamadım fakat ilk oynayışımda kaydet/yükle seçeneklerini kullanarak birkaç diyalogda farklı seçenekleri tercih etmeyi denedim. Hikaye temel olarak çizgisinden çıkmıyor (veya normal olarak çıkamıyor) olsa da, Delilah’ın tepkileri ve konuşmanın gidişatı her seçenekte değişiyor. Hatta ilginçtir ki, takıldığım yerlerde yardım almak için açtığım bir videoda, hiç karşılaşmadığım bir diyalog gördüm. Oynayan kişiyle her adımım aynıydı ve neyi eksik veya yanlış yaptığımı çözemedim. Bu nedenle oyun, mantıken öyle ya da böyle belirli bir sona bağlanmak için ana hikayeyi takip ediyor olsa da, seçtiğiniz seçeneklere göre değişen bir hikaye yapısına sahip. Oynanış, hikaye, atmosfer, akış, hatta sesler ve grafikler bile dört dörtlük olunca, Firewatch‘a bayılmamak ve hayran kalmamak mümkün değil.

Firewatch‘u oynarken birkaç yerde takılmış olsam da, bunu “oyunun karmaşıklığı” yerine “bir şeyleri bulmaktaki beceriksizliğim” olarak değerlendireceğim. Firewatch sistem gereksinimleri; yüksek denilecek kadar fazla bir sistem istemese de, diğer bağımsız yapımlar gibi “neredeyse her bilgisayarda çalışır” seviyesinde de değil. Ortalama düzeydeki bir bilgisayarla, gerekirse grafikleri biraz kısarak Firewatch‘u rahatlıkla oynayabileceğini düşünüyorum. Steam başarımlarına ve Steam koleksiyon kartlarına sahip olan Firewatch, aynı zamanda Steam Remote Play özelliği ile telefonda, tablette ve hatta televizyonda bile oynanabiliyor. Üzülerek belirtmeliyim ki, maalesef Firewatch Türkçe dil desteğine sahip değil. Oyunun yoğun bir hikayeye dayandığını ve çokça diyalog olduğunu, seçim yapmamız gerektiğini ve seçimlerimizin hikayeyi etkilediğini düşündüğümüzde Türkçe dil desteğinin olmayışı büyük bir dezavantaj. Firewatch, şu an için Steam‘de 31 TL’den satılıyor fakat indirim günlerinde yüzde 50 indirimle 15,50 TL’ye de satın almanız mümkün oluyor. Bol ödüllü, neredeyse her inceleyenden tam puan alan Firewatch‘u kesinlikle öneriyorum. Firewatch hakkında fikirlerinizi yorumlara yazabilir ve Firewatch inceleme yazısına katkıda bulunabilirsiniz.

Firewatch’a inceleme puanım 94/100.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.