İnceleme | Summer in Mara

Son zamanların en renkli, en çeşitli ve en keyifli oyunlarından biri olan Summer in Mara, 16 Haziran 2020 tarihinde çıkışını yapan bir macera oyunu. Summer in Mara‘nın küçük bir hikayesi olsa da, asıl ilgi çekici tarafı hikayesi değil. Summer in Mara; bir adada çiftçilikle uğraştığımız, odun ve taş gibi temel materyalleri toplayarak kendimize aletler yaptığımız, adamızı geliştirmeye ve güzelleştirmeye çalıştığımız, ayrıca ilerleyen zamanlarda diğer adaları da ziyaret edebildiğimiz, oldukça çeşitli ve oynanış bakımından keyifli bir oyun. Ana adamız olan Mara’yı geliştirmek için 300’den fazla görev yapabiliyor, diğer adalarda yaklaşık 25 farklı karakterle tanışabiliyoruz. 

Summer in Mara, temel olarak hayatta kalma oyunlarında olduğu gibi “kendi kendine yetme” sistemi üzerine kurulu olsa da, hayatta kalma ögeleri oyunun içerisinde pek fazla yer almıyor. Kendi yemeğinizi kendiniz üretiyorsunuz; havuç ekiyor, suluyor ve topluyorsunuz. Kendi yemeğinizi kendiniz pişiriyorsunuz; malzemeleri topluyor, yapıyor ve afiyetle yiyorsunuz. Balta, kazma gibi temel eşyaları kendiniz yapıyorsunuz; taş topluyor, ağaç kesiyorsunuz. Ağaçların, yani odun kaynağınızın tükenmemesi için kestiğiniz ağaçlardan çıkan fidanları adanızın istediğiniz yerlerine dikebilirsiniz. Balık tutabilir, kendinize tekne yapabilir ve bu tekneyle diğer adaları ziyaret edebilirsiniz. Summer in Mara, oynanış konusunda oldukça çeşitli ve bu nedenle de oyun zevkiniz oldukça artıyor.

Summer in Mara‘yı, baştan sona oynayıp bitirmesem de oyun hakkında bilgi sahibi olacak ve değerlendirebilecek kadar, oynadım. Atmosferin müthiş derecede renkli olması, tüm detayların sizi içine çekmesi, hiçbir şeyin aşırı veya zor olmaması ve daha birçok şey nedeniyle Summer in Mara‘yı oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Başlangıçta her şey o kadar güllük gülistanlıktı ki, oyunda açlık ve yorgunluk seviyelerinin olduğundan bile haberdar değildim. Rahatlıktan her yere son sürat koşarak ve zıplayarak gitmeye o kadar alıştım ki, öğretici görevlerin ardından karakterimin yorulduğunu görünce oldukça üzüldüm. Hatta öyle ki, karakteriniz çok yorulunca bazen soluklanmak istiyor, bazense direkt olarak oyun kontrolü eline alıyor ve karakterinizi otomatik olarak evine götürerek uyutuyor. Aç kaldığı zaman neler olduğu hakkında ise hiçbir fikrim yok, çünkü hiç aç kalmadım, bulduğum her şeyi şüphesiz yedim ve bitirdim.

Summer in Mara sistem gereksinimleri konusunda ortalamanın biraz üzerinde sayılabilir, bu nedenle oyunu satın almadan önce sisteminizin yeterli olduğunu kontrol etmeyi unutmayın. Summer in Mara hikayesi hakkında ise pek fazla detay veremem. Başlangıçta, adada birlikte yaşadığımız Yaya isimli kadınla nasıl tanıştığımız hakkında birkaç şey öğreniyoruz fakat sonrasında hikayenin ne kadar derinleştiği hakkında hiçbir fikrim yok, çünkü oyunu uzun süreler oynama fırsatı bulamadım. Ayrıca, Summer in Mara Türkçe dil desteğine sahip değil. Summer in Mara, şu an için Steam’de 40 TL’ye satılıyor ve henüz yeni bir oyun olduğu için yakın zamanda indirime girme ihtimali oldukça düşük. Summer in Mara‘yı kesinlikle öneriyorum fakat 40 TL’ye değer mi diye düşünürsek büyük ihtimalle hayır diyebilirim. Summer in Mara‘ya verilecek maksimum fiyatın 25 TL civarında olduğunu düşünüyorum. Yine de, Summer in Mara, oldukça uzun soluklu, çeşitli ve keyifli bir oyun. Eğer oyunu 40 TL fiyat etiketiyle satın alırsanız da pişman olmayacaksınız. Aşağıdaki bağlantıyı kullanarak Summer in Mara‘yı Steam üzerinden satın alabilirsiniz.

Summer in Mara’ya inceleme puanım 86/100.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir