İnceleme: Grayland

Merhaba, bugün Grayland isimli -yeni sayılabilecek- bir bağımsız yapımdan bahsedeceğiz. 1DER Entertainment‘ın (Steam’de yayınlanan) ilk ve tek oyunu olan Grayland, bağımsız aksiyon/macera oyunu. 15 Ocak 2020’de çıkışını yapan Grayland, renksiz bir dünyada (ki bu dünyanın, yerin, ülkenin, şehrin -ne demek isterseniz o’nun- adı Grayland) ailesini kurtarmaya çalışan bir kuşun hikayesini konu alıyor.

Grayland‘in hikayesi size basit gelmiş olabilir. Fakat bölümler ilerledikçe hikayenin hiçbir diyalog olmadan size anlatılması, kısa görüntüler… Oyundaki her şey özenle düşünülmüş ve hikaye muazzam bir şekilde aktarılıyor. Grayland‘de çevrede bulunan nükleer atıkları imha ediyor, onları imha ettikçe de ekstra enerji kazanıyorsunuz. Nükleer atıklara yakın durmanız enerjinizi harcıyor, ya onları imha etmeli ve içinden çıkan ekstra enerjileri toplamalısınız ya da onlardan olabildiğince uzakta durmalısınız. Nükleer atıkları imha etmek size aşırı ekstrem bir şey olarak görünmemeli. Çünkü nükleer atıkları imha etmek için tepeden aşağıda bir şey bırakıyoruz. Bu “tepeden aşağıya bıraktığımız şeyin” ne olduğunu anladığınızı umuyorum. Nükleer atıklara “bıraktığımız şeyin” her bir tanesi için enerjimiz eksiliyor. Bu yüzden nükleer atıkları etkisiz hale getirdikten sonra içerisinden çıkan enerjileri toplamamız ve hayatta kalmaya devam etmemiz gerekiyor.

Grayland toplamda 16 bölümden oluşuyor. Ayrıca oyunda 24 tane Steam başarımı ile Steam koleksiyon kartları da bulunuyor. Ayrıca atmosferiyle ve müthiş müzikleriyle sizi kendine çekmeyi de başarıyor Grayland. Grayland hakkında son birkaç bilgiye daha değineceğim.

Grayland Türkçe dil desteğine sahip bir oyun değil. Zaten oyunun içerisinde bir diyalog bulunmadığı için bunun pek de gerekli olduğunu sanmıyorum. Menülerin Türkçe olmaması size bir şey kaybettirmeyecektir. Grayland sistem gereksinimleri konusunda da oldukça rahat bir oyun. Windows 7’ye ve 1 GB RAM’e sahip olan her oyuncu Grayland‘i rahatlıkla oynayabilir.

Oyunun bulmacalarını oldukça sevdim diyebilirim, pek de bir zorluğu bulunmuyor. Ben açıkçası henüz yarısına bile gelmeden bir bölümde sinirlenip oyunu kapattım, bunu da itiraf etmeliyim. Fakat yine de oyunun neredeyse hiç zor olmadığını, basit mantıkla maksimum üç veya dört denemede geçilebileceğini de eklemeliyim. Benim bulmacalı oyunlara karşı biraz ön yargım bulunuyor ve iki denemenin ardından çabucak pes ediyorum. Oyunu puanlamam gerekirse 10 üzerinden 8 [8/10] diyorum. Oyunu tavsiye ediyor ve denemenizi öneriyorum. Aşağıdaki bağlantı aracılığıyla oyunu satın alabilirsiniz. İyi oyunlar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir