İnceleme | Amnesia: The Dark Descent

Merhaba, yeni yazıma hoş geldin!

Bugün, benim için dünyanın en iyi korku oyunu olan Amnesia: The Dark Descent‘i yazmak istedim.

İlk olarak 2011’in yaz aylarında denk geldiğim Amnesia: The Dark Descent, hem kendi hikayesiyle, hem de kullanıcılar tarafından oluşturulan ek hikayelerle sizi kendine bağlamayı başarıyor.

Atmosferiyle ve hikayesiyle bambaşka bir yapım olan Amnesia The Dark Descent, standart “jumpscare” temalı korku oyunlarına hiç benzemiyor. Neredeyse tüm oyunlar oyuncuyu korkutmak için “ekrana fırlayan şeyler” kullansa da, Amnesia‘da bunlara pek denk gelmiyorsunuz. Çünkü sizi atmosferiyle geriyor, tedirgin ediyor. 

Korku oyunu da olsa, temelinde güzel bir hikaye yatıyor. Her ilerlemede ayrı mektuplar buluyor ve taşları yerine oturtmaya çalışıyoruz. Kısaca o hikayeden de bahsedelim. Amnesia: The Dark Descent; 1839 yılında, Prusya Krallığındaki Brennenburg Kalesinde geçiyor. Ana karakterimiz Daniel, uyandığında bu kalenin içindedir ve buraya nasıl geldiğini bilmemektedir. Geçmişe dair her şeyi unutan Daniel, kısa bir süre etrafı inceler ve bir not bulur. Notu Daniel kendine yazmıştır. Bu notta geçmişi unutmak istediğini, bunu nasıl başardığını açıklamaktadır. Ayrıca Alexander’ı öldürmesi gerektiği de yazılmıştır. Notun en sonunda ise Daniel’ı kovalayan bir yaratık olduğu, ondan kaçması gerektiği, çünkü yaratığın onun peşini asla bırakmayacağı yazmaktadır.

Yukarıda bahsettiğim gibi, notlar ve mektuplar buluyoruz ve oyunda ilerleme kaydetmeye çalışıyoruz. Bazı yerlerde sizi fazla uğraştırmayacak bulmacalar çözmeniz gerekebilir. (Hikaye akışı üzerine spoiler sayılabilir: Örneğin bir bölümde suyun içindeki bir yaratıktan kaçmaya çalışıyorsunuz. Siz hareket ettiğiniz anda sizi kovalamaya başlıyor ve büyük ihtimal de sizi yakalıyor. Bu yüzden gideceğiniz yönün tam aksine yaratığın dikkatini dağıtacak şeyler fırlatabilirsiniz. Bu size büyük zaman kazandıracaktır.)

Psikolojik korku türündeki Amnesia: The Dark Descent oyunundan biraz daha bahsetmek gerekirse; oyunda akıl sağlığınız mevcut. Yaratık görünce veya karanlıkta uzun süre kalınca akıl sağlığınız düşüyor. Eğer akıl sağlığınız düşerse daha zayıf birine dönüşüyor, görmekte zorlanıyorsunuz. Oyunun (yanlış hatırlamıyorsam) tamamı kapalı bir alanda geçiyor. Çoğu yer tahmin edeceğiniz gibi karanlık. Etrafınız karanlık olmasa bile saklanmak için karanlıkta bulunmak zorundasınız. Çevrenizi aydınlatmak ve akıl sağlığınızı korumak için gaz lambasına sahipsiniz. Maalesef gaz lambasının yağı sınırsız değil, yani keyfi olarak istediğiniz her zaman, her yerde yakmanız mümkün olmuyor. Oyunda ilerlerken yağ, ilaç ve kibrit bulmak zorundasınız. Bulduğunuz yağlar ile gaz lambasının yağını dolduruyor, kibritlerle ise çevredeki mum ve meşale gibi objeleri yakıyorsunuz. Son olarak ilaçlar ise, yaratıklardan aldığınız hasarları iyileştirmeye ve akıl sağlığınızı toparlamaya yarıyor.


9 yıllık bir oyun olduğu halde yine de güncel korku oyunlarıyla karşılaştırılabilecek bir oyun Amnesia: The Dark Descent. Ana hikayenin yanında resmi olarak “Justine” isimli ek paketi ve kullanıcılar tarafından oluşturulmuş binlerce yeni Amnesia hikayesini oynamanız mümkün. Önümüzdeki günlerde “Amnesia: Justine DLC” ve “Amnesia: A Machine for Pigs” için de bir inceleme yazmayı planlıyorum. O güne dek, hoşça kalın. Aşağıdaki linklere tıklayan Amnesia: The Dark Descent‘ın satın alma sayfasına gidebilirsiniz.

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir